Propeller

22 Kasım 2010 Pazartesi

TÜRKİYE’DE HAYVANCILIK EKONOMİSİNİN GELECEĞİ


Son yıl içerisinde adlarını sıklıkla andığımız Angus cinsi ithal büyükbaş hayvanlar ile birlikte tarım ve hayvancılık ekonomisinde şimdiye kadar düşünülmemiş soru işaretleri de akıllara girdi. Osmanlı döneminde ekonomide en büyük paya sahip tarım ve hayvancılık geleneksel olarak 1980’li yıllara kadar da Cumhuriyet dönemi milli üretiminde en önemli unsurdu. 80 sonrası liberal ekonomiye geçiş sürecinde  finans, hammadde, aramalı ve mamul ile tarım ürünleri dış ticaretinde çok büyük ölçüde serbestleşmeye gidilmesine rağmen canlı hayvan ve et ürünlerinde bu geciktirildi. Günümüzde de hala canlı hayvan ve et ürünlerinin ihracatı sınırları yumuşatılmışken ithalatta korumacılık devam etmekte.

Hayvan ürünlerinin Türkiye piyasasında serbest rekabete bırakılmamasının en önemli sebebi hane gelirlerinin 1/5 inden fazlasını sağlayan ve içiçe geçmiş tarım-hayvancılık kesiminin dış rekabete hazırlıksız olması ile gelir dağılımı üçgeninde en alt basamağında olmalarından kaynaklanıyor. Fakat bu ‘’zayıf halka’’nın güçlenmesi için hemen hemen hiçbirşey yapılmadı. Sonuç olarak halen atadan kalma usullerle verimliliğin ve yeniliğin çok düşük olduğu, profesyonel üretimden uzak, eğitimin düşük olduğu, bireysel yada aile boyutunda faaliyet gösteren hayvancılık sektörü önümüzde.

Anguslara geri dönelim. Güney Amerikanın uçsuz bucaksız ovalarından getirilen bu hayvanların Arjantinli çiftçiye maliyeti o kadar düşük olmalı ki, mal nakliyesinden çok daha masraflı olan canlı hayvan taşımacılığının maliyetini ve vergileri eklediğimizde bile yerli üretimden daha ucuza geliyor olsun. Türkiye’nin rekabet dezavantajını daha açık şekilde görmek için Birleşmiş Milletler’e bağlı Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından hazırlanan global endekslere bir gözatalım. Brezilya ve onun gibi devasa hayvan çiftlikleri ile alan üretiminin yaygın olduğu Uruguay ve Arjantin’de kemiksiz etin kilosu yıl boyunca 2 dolar etrafında dalgalandı. Avustralya’da 2,5 dolar ve komşu Bulgaristan’da 3,35 dolar civarında. Amerika Birleşik Devletlerinde 4 dolar olan et fiyatında Türiye’ye en yakın fiyat 7 dolar ile Almanya’da. Dünyanın en yüksek kemiksiz et fiyatı ise 16 dolar ile Türkiye’de. Yani Türkiye’deki 1 kilogram kemiksiz etin fiyatı dünyanın en büyük et üreticilerinden olan Uruguay ve Brezilya fiyatlarının tam 8 katı. Üstelik bu durum yeni değil ve ‘birinciliği’ yıllardır kimseye kaptırmıyoruz. 2009 yılında Türk tüketicisi ortalama 16 liradan et tüketirken Eylül sonu itibarıyla 24 liraya bir yıl içinde %50 primlenmiş et fiyatları sonucu makas oldukça açılmış durumda. Bir taraftan neredeyse etin yüzünü unutacak hale gelmiş Türk halkı, bir taraftan kendi içinde tamamen makul sebeplerle maliyetleri dolayısıyla fiyatları bu kadar yükselten et üretimi sektörü.

Bu tablonun kısa sürede iyileşemeyeceği, yurtiçi et üretiminin kısa sürede artırılamayacağı söyleniyor. Dolayısıyla rekor et fiyatlarının düşmesi yerine daha da artması mümkün görünüyor. Ziraatçılar ithalatın serbestleşmesinin can çekişen milli üretimi öldüreceğini söylüyor. Bunda haklılar fakat fiyatların dünya ortalamasına çekilmesi bu şartlarda mümkün görünmüyor. Çözüm olarak 2 alternatif kalıyor. Biri ziraat reformu ile büyük ölçekte çiftliklerin yaygınlaşarak maliyetin düşürülmesi. Bu hem çok maliyetli ve uzun soluklı olacaktır hem sosyopolitik açıdan hükümetlerin hiç istemeyeceği tepkileri de yaratacaktır. Diğeri ise benim yüksek olasılık verdiğim ithalatın esnetilmesi ile fiyat ortalamasının düşürülmesi. Bu aşamalı yapılırsa tepkiler daha karşılanabilir düzeyde olur ve iç üreticinin bu rekabete ayak uydurabilme kendini dönüştürebilme fırsatı doğmuş olur. Aksi takdirde dünyanın en pahalı etini ye(me)meye devam ederken küresel rekabete kapalı üreticinin eriyip gitmesini de izliyor olacağız.
       
                                                                                Serhan Balvan, 21.11.2010

Türkiye’de Finans Piyasaları Eğitim Açmazı

Araştıranlar bilirler, SPK, İMKB, Merkez Bankası gibi finans sektörü kamu kuruluşları ile özel sektördeki finans aracılığı yapan Banka ve Yatırım Ortaklıkları, Sigorta Şirketleri işletmelerinde finans eğitimli çalışan oranı oldukça düşüktür. Öyle ki Prof. Dr. Erişah Arıcan’ın verdiği rakamlara göre sigortacılık sektöründe çalışanlar içinde sigortacılık ya da aktüerya okumuş olanların oranı yalnızca % 2. Peki bu bahsedilen kurumların başarısız insan kaynakları politikalarından mı kaynaklanıyor? Böyle bir düşünceye girerek sorumluluğu başarısız personel seçimi yöntemine bağlamak yerine daha gerçekçi düşünmek konuya dışardan bakmak gerekiyor.

Neden Eczacıbaşı Menkul Değerler Genel Müdürü Salih Reisoğlu Elektrik Mühendisi, Halk Yatırım Genel Müdürü Murat Çetinkaya Malzeme Mühendisi kökenli diye soranlar oldu mu hiç? Bu soruyu soran arkadaşlarım bu konuyu araştırmış, o pozisyonlar için hayal kurmuş ve bir nevi benchmarking yapmak istemiş olmalılar. Ben bu kişilere şanslı azınlık diyorum. Bunlar neden bir ‘‘elektrikçi’’nin Türkiye’nin en büyük aracı kurumlarından birine en üst düzey yönetici olabileceğini sorgulamış ve buna cevabı da kendileri de bulmuş olmuşlardır muhtemelen. O cevap ben de başarının eğitimden veya eğitilmiş alanda olmaktan çok bireysel yetkinlikten kaynaklandığı yönünde bir görüşe sahip. Evet örneklendirdiğim bu iki insan ve onlar gibi daha onlarcası bir iktisat,finans yada sermaye piyasası öğrencisinden çok daha kalifiye olmuşlar demek ki. Demek ki sorun çözme, takım yönetme, liderlik, girişimcilik, yenilikçilik ve yaratıcılıkta rakiplerine fark atmışlar ve farklı bir altyapıdan gelmiş olmalarının dezavantajını yoketmişler. Yalnızca teorik dersleri gören ve bunlarla helva yapamayan rakiplerini saha dışı bırakmışlar. Burada finans ve iktisat öğrencilerinin alması gereken çok önemli dersler yatıyor.




                                                                                   Serhan Balvan, 17.11.2010

YENİ ALES SİSTEMİ – 2010

Üniversitelerin son sınıfında okuyan veya mezun olanlardan ALES sınavına gireceklerin dikkat etmesi gereken yeni bir detay var. Aralık 2010 Ales ile birlikte geçerli olacak yeni puanlama sistemi aşağıda okuyabilirsiniz.

ALES SİSTEMİ, SORU SAYISI VE PUAN HESAPLAMA DEĞİŞTİ..

2010 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES) sonbahar dönemi 19 Aralık 2010’da saat 09.30’da uygulanacaktır. ÖSYM bu sınavda bazı önemli değişiklikler uygulayacak.

Adaylar için çok önemli olan bu değişiklikler, bir çok adayın dikkatinden kaçmaktadır. Önemine binaen bu değişiklikleri hatırlatmakta fayda görüyoruz.

100 SÖZEL 100 SAYISAL SORU

Sınavda uygulanacak testin sayısal bölümünde 50'şer sorudan oluşan iki test (Sayısal-1 ve Sayısal-2 Testleri); sözel bölümünde ise 50'şer sorudan oluşan iki test (Sözel-1 ve Sözel-2 Testleri) yer alacaktır.

Bütün adaylar toplamda 150 soru cevaplayacaklardır.

Hatırlanacağı üzere 2010 bahar döneminde yapılan ALES sınavında sözel bölümünde 80 sorudan oluşan bir test (Sözel Test) ve sayısal bölümde 40’ar soruluk iki test yer almaktaydı. Bütün adaylar her üç testi de cevaplamak durumundaydı. Yeni sınavda ise 50’şer soruluk 2 sayısal ve 2 sözel olmak üzere 4 test bulunmakta ve her aday bu 4 testten sadece 3’ünü cevaplandıracaktır.

Sayısal-1 ve Sayısal-2 Testleri adayların sayısal ve mantıksal akıl yürütme (muhakeme) becerilerini ölçmeye yönelik sorulardan oluşacaktır. Sayısal-2 Testindeki soruların, Sayısal-1 Testindeki sorulara göre daha ileri düzey sorular olması planlanmaktadır. Sözel Testleri ise, sözel akıl yürütme (muhakeme) becerilerini ölçmeye yönelik sorulardan oluşacaktır. Her dört testteki sorular da, belirli yükseköğretim programlarında kazanılan yeterlikleri ve bilgileri ölçmeye yönelik olmayacaktır. Test soruları farklı alanlardan gelen yükseköğretim kurumu mezunlarının cevaplayabilecekleri nitelikte olacaktır.

PUANLAMA

Adayların her testteki sorulara verdikleri doğru ve yanlış cevaplar ayrı ayrı toplanacak, doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının dörtte biri çıkarılarak ham puanlar elde edilecektir. Her test için ham puanların ortalaması ve standart sapması ayrı ayrı hesaplanarak adayların ham puanları, ortalaması 50, standart sapması 10 olan standart puanlara dönüştürülecektir. Böylece her aday için Sayısal-1, Sayısal-2, Sözel-1, Sözel-2 Standart Puanlar (SP) hesaplanacaktır. Bu standart puanlar kullanılarak her aday için sayısal ağırlıklı, sözel ağırlıklı ve eşit ağırlıklı olmak üzere 3 ağırlıklı puan (AP) hesaplanacaktır.
Ağırlıklı puanların hesaplanmasında testlerin ağırlıkları aşağıdaki gibi olacaktır:

                      Sayısal-1                SP Sayısal-2                SP Sözel-1             SP Sözel-2 SP

Sayısal AP      0,35                            0,35                           0,3                             -
Sözel AP         0,2                                -                               0,4                           0,4
Eşit AP            0,4                            0,2                                0,4                               -

Dikkat edileceği gibi, sayısal ağırlıklı puan için Sözel-2 testi puan getirmiyor. Aynı şekilde Sözel ağırlıklı puan için sayısal-2 testi, Eşit Ağırlıklı puan için ise sözel-2 testi puan getirmiyor.

TOEFL Vocabulary Kelime Listesi / TOEFL Vocabulary Word List

Toefl Vocabulary bölümünde en sık karşılaşılan 500 kelimeyi aşağıdaki link ile bulabilirsiniz.



Ekteki 'word' uzantılı dosyayı indirerek kelimelerin açıklamalarını antonymlerini ve synonymlerini görebilirsiniz.

Download Toefl vocabulary list with the following link;
Most common 500 words in TOEFL exam;
http://www.megaupload.com/?d=JA1CNZT0



Dosyadan birkaç örnek / Some sample from the file ;

ABANDON: To give up completely - abandoned the sinking ship.
Synonyms: relinquish, forgo, forsake
ABASH: To lose self-confidence; to confuse, put to shame – abashed before the assembled dignitaries.
Synonyms: fluster, disconcert, discomfit, discompose
Antonym: (adj.) self-possessed
ABDICATE: To give up claim to - abdicated the throne
Synonyms: renounce, abandon, relinquish
ABET: To encourage -or support - treacherously abetted the enemy.
Synonyms: spur, incite
Antonym: deter
ABRIDGE: To shorten - abridged his lengthy speech.
Synonyms: curtail, diminish, retrench
Anthonyms: protract, elongate, amplify
ABROGATE: To abolish or render void - a treaty abrogated by mutual consent.
Synonyms: annul, nullify, rescind, void
ABSTEMIOUS: Moderate in the use of food or drink - abstemious in his habits.
Synonym: temperate

21 Kasım 2010 Pazar

ARACI KURULUŞ VARANTLARI PİYASASI

ARACI KURULUŞ VARANTLARI


Elinde bulunduran kişiye, dayanak varlığı ya da göstergeyi önceden belirlenen bir fiyattan belirli bir tarihte veya belirli bir tarihe kadar alma veya satma hakkı veren ve bu hakkın kaydi teslimat ya da nakit uzlaşı ile kullanıldığı menkul kıymet niteliğindeki sermaye piyasası aracını ifade eder.
Varant satın alan yatırımcı ödediği bedel karşılığında bir dayanak varlığı değil, o dayanak varlığı alma ya da satma hakkını satın alır.



Varantlar;
- Opsiyon sözleşmelerinin menkul kıymetleştirilmiş halidir;
  ▫ Borsaya kote edilir ve Pazar açılır.
  ▫ İkinci el piyasada işlem görür.
  ▫ Takası diğer menkul kıymetler gibi yapılır.
- Yapılandırılmış ürünler sınıfından bir finansal araçtır.
- İhraçcının sermaye temin etmek amacı ile ihraç edeceği bir ürün değildir.
- Tamamen ihraçcının şahsi sorumluluğu altındadır.
- Yatırımcıya ödediği prim karşılığında bir menkul kıymeti, bir menkul kıymet sepetini ya da bir endeksi, vade sonunda veya vadeden önce, belirlenmiş olan bir fiyat seviyesinden (ihraçcıdan) alma ya da (ihraçcıya) satma hakkı verir.
- Varantı satın alan yatırımcı yükümlülük değil, hak satın almış durumdadır.
Varantların ihracı, kimler tarafından ihraç edilebileceği, kayda alınması ve alım satımına ilişkin temel esaslar Sermaye Pyasası Kurulu (SPK) tarafından Seri: III No: 37 sayılı Aracı Kuruluş Varantlarının Kurul Kaydına Alınmasına ve Alım Satım İşlemlerine İlişkin Esaslar Tebliği ile düzenlenmiştir. Söz konusu Tebliğ uyarınca varantlar İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB/Borsa) işlem görür.
Varantların Borsa’ya kotasyonu ve işlem görmesine ilişkin usul ve esaslar ise 05.01.2010 tarih ve 318 sayılı İMKB Genelgesi ile düzenlenmiş ve kamuya duyurulmuştur.
Varantların İMKB’de işlem görebilmeleri için, ihraçcıları ya da ihraçcıların anlaştıkları aracı kurumlar tarafından yürütülecek bir piyasa yapıcılık faaliyeti ile desteklenmeleri gereklidir. Piyasa yapıcı kurum likit ve düzenli bir piyasa oluşmasına yönelik olarak sürekli alım-satım emri (kotasyon) vermekle yükümlüdür.

BORSA YATIRIM FONLARI

BORSA YATIRIM FONLARI





Borsa yatırım fonları (BYF), bir endeksi baz alan, baz aldığı endeksin performansını yatırımcılara yansıtmayı amaçlayan ve payları borsalarda işlem gören yatırım fonlarıdır.

BYF’ler bir endekse dayalı olarak çıkarılmakta ve baz aldığı endeks kapsamındaki menkul kıymetlere endeksteki ağırlıkları oranında yatırım yapmaktadır. Bu sayede örneğin İMKB-30 endeksine yatırım yapmak isteyen bir yatırımcı, endeksteki hisse senetlerini ayrı ayrı almak yerine BYF’ye yatırım yaparak sözkonusu endekse yatırım yapma imkanı bulmakta ve endeksin getirisinden yararlanabilmektedir.

Borsa yatırım fonları, yetkili aracı kuruluşlar tarafından, yatırımcılardan toplanan nakit ile, baz alınan endeksteki menkul kıymetlerin satın alınmasıyla oluşturulan portföylerdir. BYF’ler, baz aldıkları endeksteki hisse senetleri ya da diğer enstrümanların (altın, tahvil, döviz vb.) getirisini yansıtmakta ve riskini taşımaktadır.

BYF’lerin temel özelliği, fon katılma belgelerinin hisse senetleri gibi İMKB’de işlem görebilmesidir. Borsa yatırım fonu paylarının, aynen hisse senetleri gibi, aracı kurumlar vasıtasıyla İMKB Fon Pazarı’nda alınıp satılması mümkündür. 

 FON KODU FONUN ADI
DJIST.F DJ İSTANBUL 20 BYF
ISDJE.FDJ TÜRKİYE 15 A TİPİ BYF
DJIMT.FDJIM TÜRKİYE A TİPİ BYF
IST30.FFİNANSBANK İMKB 30 BYF
FBIST.FFTSE İST. BONO B TİPİ BYF
GLDTR.FİSTANBUL ALTIN BYF
ISIGT.FİŞ YAT. TAHVİL B TİPİ BYF
BNKTR.FFİNANSBANK DJ BANKA BYF
NFIST.FMALİ SEK DIŞI NFIST20 BYF
GAREN.F GARANTİ MSCI A TİPİ BYF
GT30.F FİNANSBANK GT-30 A TİPİ BYF

HİSSE SENETLERİ PİYASASI



Hisse senetleri, anonim ortaklıklarca ihraç edilen ve anonim ortaklık sermaye payını temsil eden kıymetli evrak niteliğinde senetlerdir.

Bir anonim şirketin hisse senedine sahip olmak, şirkete ortak olmayı ifade etmektedir.

Hisse senedi alım satımında güvenli ve doğru bilgi akışı esastır.


HİSSE SENEDİNE YATIRIM

Kısa/uzun vadeli yatırım imkanı: Hisse senedi, sahibine hem kısa hem uzun vadede yüksek getiri elde etme fırsatı sağlamaktadır. Hisse senetleri, kısa vadeli getiri fırsatının yanı sıra uzun vadede istikrarlı, düzenli ve diğer yatırım araçlarına göre daha yüksek getiri potansiyeline sahiptir.

Kar payı (temettü): Hisse senedi, sahibine şirketin yıllık net karından pay alma hakkı verir. Şirket genel kurulunda kar dağıtım kararı alınması durumunda hisse senedi sahiplerine temettü ödemesi yapılır.

Sermaye kazancı: Kısa/uzun vadedeki fiyat değişiklikleri değerlendirilerek, hisse senedi alım-satımından elde edilen gelirdir. Yerli-yabancı tüm yatırımcıların hisse senedi alım-satımından elde ettiği gelirlerden vergi alınmamaktadır. Hisse senedi alım-satımında, hisse senetlerinin değer kaybetmesi halinde zarar etme riski de bulunmaktadır.

Vergi avantajı: Hisse senedi alım-satımından elde edilen gelire uygulanan stopaj oranı %0’dır.

HİSSE SENEDİ SAHİBİNİN HAKLARI

Kar Payı Hakkı: Hisse senedi, sahibine şirketin yıllık net karından pay alma hakkı verir. Şirket genel kurulunda kar dağıtım kararı alınması durumunda hisse senedi sahiplerine temettü ödemesi yapılır. Kar payı hakkı, pay sahibinin en önemli mali haklarından biri olup, kazanılmış bir hak olmakla birlikte belirli koşullarda sınırlandırılabilir.

Yeni Pay Alma Hakkı (Rüçhan Hakkı):
Hisse senedi sahibinin, şirketin bedelli sermaye artırımına öncelikli katılma hakkıdır. Rüçhan hakkı kullanım süresi en az 15, en çok 60 gündür. Rüçhan hakkı kuponları, İMKB Rüçhan Hakkı Kupon Pazarı’nda alınıp satılabilmektedir.

Tasfiye Bakiyesine Katılma Hakkı:
Hisse senedi sahibi, şirketin tasfiye edilmesi sonucunda bakiye kalması halinde, sözkonusu bakiyeye payı oranında iştirak eder.

Şirket Yönetimine Katılma Hakkı:
Hisse senedi sahibi, şirket genel kuruluna katılarak yönetim kurulunu seçme ve bu kurula seçilme hakkına sahiptir.

Oy Hakkı:
Her hisse senedi, sahibine en az bir oy hakkı vermektedir. Buna aykırı olmamak şartıyla hisse senetlerinin sahiplerine vereceği oy hakkının sayısı esas sözleşme ile belirlenebilmekte, bir payın oy hakkı artırılabilmektedir.
Şirketler ayrıca kar payı imtiyazı sağlayarak, oydan yoksun hisse senetleri çıkarabilmektedir.

Bilgi Alma Hakkı:
Hisse senedi piyasalarında yatırımcının şirketle ilgili bilgilere ulaşabilmesi esastır. Hisse senedi sahibinin bilgi alma hakkı, esas sözleşme veya şirket kararı ile engellenemez veya sınırlandırılamaz. Halka açık şirketler, şirketin durumuyla ilgili önem arz eden her türlü bilgiyi/haberi en hızlı şekilde kamuya açıklamakla yükümlüdür. Şirketler ayrıca bağımsız denetimden geçmiş mali tablolarını da üçer aylık dönemlerle kamuya açıklamaktadırlar.
HİSSE SENEDİ ÇEŞİTLERİ
Hamiline ve Nama Yazılı Hisse Senetleri
Hamiline yazılı senetler teslim ile, nama yazılı senetler ise ciro ve teslim ile devredilmektedir. İMKB’de hamiline yazılı hisse senetleri ve şirket yönetim kurulunun beyaz ciroyla devrine dair karar almış olması şartıyla nama yazılı hisse senetleri işlem görebilmektedir.

Adi ve İmtiyazlı Hisse Senetleri
Adi hisse senetleri, sahiplerine eşit hak sağlamaktadır. Hisse senetleri, ana sözleşmede aksine bir hüküm yoksa adi hisse senedi niteliğindedir.

İmtiyazlı hisse senetleri, sahiplerine kara iştirak ve genel kurulda oy kullanma bakımından ayrıcalıklı bir takım haklar sağlamaktadır.

Bedelsiz ve Bedelli Hisse Senetleri
Bedelsiz sermaye artırımı, şirketlerin iç kaynaklarından sermayeye aktardıkları tutar karşılığında çıkardıkları hisse senetlerinin bir bedel alınmaksızın ortaklara dağıtılmasıdır. Bu işlem sonucunda çıkarılan hisse senetleri bedelsiz hisse senedidir. Bedelsiz sermaye artırımı dışarıdan fon girişine yol açmamaktadır.

Bedelli sermaye artırımı, şirketlerin yeni fon kaynağı temin etmek amacıyla çıkardıkları "bedelli" hisse senetlerini nominal değerinden veya daha yüksek bir fiyattan satmalarıdır. Bedelli hisse senetleri, mevcut ortaklara satılabileceği gibi (rüçhan hakkı) diğer yatırımcılara da satılabilmektedir.

Primli ve Primsiz Hisse Senetleri
Üzerinde yazılı değer (nominal değer) ile ihraç edilen hisse senetleri primsiz, nominal değerinden yüksek bir bedelle ihraç edilen hisse senetleri ise primli hisse senetleridir.

İMKB’de kote şirketler kayıtlı sermaye sistemine tabi olup, esas sözleşmelerinde hüküm bulunması halinde, yönetim kurulu kararı ile primli hisse senedi ihraç edebilmektedir.

Kurucu ve İntifa Hisse Senetleri  
Kurucu hisse senetleri kuruluş hizmeti karşılığında, ana sözleşme hükümleri gereğince, şirket karının bir kısmına iştirak hakkı veren ve daima kurucuların adlarına yazılı olmak şartıyla ihraç edilen hisse senetleridir. Kurucu hisse senetleri, belli bir sermaye payını temsil etmediği gibi, şirket yönetimine katılma hakkı da vermemektedir.

İntifa hisse senetleri ise, şirket genel kurulunun alacağı kararla bazı kimselere çeşitli hizmetler ve alacak karşılığı olarak kuruluştan sonra verilen ve sermaye payını temsil etmeyen hisse senetleridir.
Hamiline ve Nama Yazılı Hisse Senetleri
Hamiline yazılı senetler teslim ile, nama yazılı senetler ise ciro ve teslim ile devredilmektedir. İMKB’de hamiline yazılı hisse senetleri ve şirket yönetim kurulunun beyaz ciroyla devrine dair karar almış olması şartıyla nama yazılı hisse senetleri işlem görebilmektedir.

Adi ve İmtiyazlı Hisse Senetleri
Adi hisse senetleri, sahiplerine eşit hak sağlamaktadır. Hisse senetleri, ana sözleşmede aksine bir hüküm yoksa adi hisse senedi niteliğindedir.

İmtiyazlı hisse senetleri, sahiplerine kara iştirak ve genel kurulda oy kullanma bakımından ayrıcalıklı bir takım haklar sağlamaktadır.

Bedelsiz ve Bedelli Hisse Senetleri
Bedelsiz sermaye artırımı, şirketlerin iç kaynaklarından sermayeye aktardıkları tutar karşılığında çıkardıkları hisse senetlerinin bir bedel alınmaksızın ortaklara dağıtılmasıdır. Bu işlem sonucunda çıkarılan hisse senetleri bedelsiz hisse senedidir. Bedelsiz sermaye artırımı dışarıdan fon girişine yol açmamaktadır.

Bedelli sermaye artırımı, şirketlerin yeni fon kaynağı temin etmek amacıyla çıkardıkları "bedelli" hisse senetlerini nominal değerinden veya daha yüksek bir fiyattan satmalarıdır. Bedelli hisse senetleri, mevcut ortaklara satılabileceği gibi (rüçhan hakkı) diğer yatırımcılara da satılabilmektedir.

Primli ve Primsiz Hisse Senetleri
Üzerinde yazılı değer (nominal değer) ile ihraç edilen hisse senetleri primsiz, nominal değerinden yüksek bir bedelle ihraç edilen hisse senetleri ise primli hisse senetleridir.

İMKB’de kote şirketler kayıtlı sermaye sistemine tabi olup, esas sözleşmelerinde hüküm bulunması halinde, yönetim kurulu kararı ile primli hisse senedi ihraç edebilmektedir.

Kurucu ve İntifa Hisse Senetleri  
Kurucu hisse senetleri kuruluş hizmeti karşılığında, ana sözleşme hükümleri gereğince, şirket karının bir kısmına iştirak hakkı veren ve daima kurucuların adlarına yazılı olmak şartıyla ihraç edilen hisse senetleridir. Kurucu hisse senetleri, belli bir sermaye payını temsil etmediği gibi, şirket yönetimine katılma hakkı da vermemektedir.

İntifa hisse senetleri ise, şirket genel kurulunun alacağı kararla bazı kimselere çeşitli hizmetler ve alacak karşılığı olarak kuruluştan sonra verilen ve sermaye payını temsil etmeyen hisse senetleridir.
HİSSE SENEDİ BENZERİ ÜRÜNLER



Kâr ve Zarar Ortaklığı Belgeleri (KZOB)
Şirketlerin/kuruluşların finansman ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yurtiçinde TL üzerinden ya da dövize endeksli, yurtdışında ise TL/döviz üzerinden ya da dövize endeksli olarak ihraç ettikleri, kâr veya zarara ortaklık sağlayan menkul kıymetlerdir.

KZOB’ler halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin satılabilir. Halka arz yoluyla satışta, aracı kuruluş kullanılması zorunludur. Halka arz edilerek satışı yapılan KZOB’lere ilişkin anapara ve kar payı ödemeleri aracı kuruluş vasıtasıyla yapılmaktadır.

Kar ve zarar ortaklığı belgelerinin çıkarılmasındaki temel amaç, menkul kıymetler piyasasında alım satıma konu olan araçları çoğaltmak ve çeşitlendirmektir. Bunun yanı sıra, kendine özgü bir yapısı olan kar ve zarar ortaklığı belgelerinin faiz dışı kazanca uygun bir yönü vardır.

İhraççılar, “Hisse Senedi ile Değiştirilebilir Kar ve Zarar Ortaklığı Belgeleri” de ihraç edebilmektedirler. Bu tip KZOB’ler -vade sonunda ödenmesi gereken tutar karşılığında- artırılan sermayeyi temsil eden hisse senetlerini alma hakkı vermektedir. Hisse senedi ile değiştirme hakkı sadece halka arz ile satışı yapılan KZOB’lere tanınmakta ve KZOB’lerin hisse senetleri ile değişimi ancak vade sonunda yapılabilmektedir.

Bu belgeler, kâr ve zarara katılma ve ortaklık hakkı vermekle beraber, hisse senedi değildir. Kar ve zarar ortaklığı belgeleri, sahiplerine şirket yönetiminde oy hakkı vermez ve hisse senedinin aksine vadelidir. Vade bitiminde anapara ve kar payı belge sahiplerine geri ödenir. Bu tür belgelerin kâra iştirakli tahvillerle de bir ilgisi yoktur. Çünkü zarar durumunda senet sahibinin zarara da katılması söz konusudur.

KZOB’lerde en kısa vade bir ay, en uzun vade yedi yıldır. Vadeler, ortaklık faaliyetinin özelliğine göre muhtelif  dönemlerde aylık ve katları olarak düzenlenmektedir.

Katılma İntifa Senetleri (KİS)
Şirketlerin nakit karşılığı satılmak üzere ihraç ettikleri, ortaklık haklarına sahip olmaksızın kârdan pay alma, tasfiye bakiyesinden yararlanma, yeni pay alma ve ilgili tebliğde belirlenen olanakların bir bölümünden veya tamamından yararlanma haklarını sağlayan menkul kıymetlerdir.

Katılma intifa senetleri (KİS), belirli bir sermayeyi temsil etmedikleri için sahiplerine şirket yönetimine katılma ve oy hakkı vermemektedir.

Oydan Yoksun Hisse Senetleri (Öncelikli Pay Senetleri)
Şirketlerin sermaye artırımı ile ihraç edebilecekleri, sahibine oy hakkı vermeyen ancak kar payından ve istendiğinde tasfiye bakiyesinden imtiyazlı olarak yararlanma hakkını ve diğer ortaklık haklarını sağlayan menkul kıymetlerdir. OYHS'lerin ilk ihracında halka arz zorunludur.

OYHS sahiplerine, esas sözleşmede gösterilecek oranda kar payında imtiyaz tanınması zorunludur. OYHS sahiplerine tanınan imtiyazlı kar payı nakden dağıtılmadıkça; başka yedek akçe ayrılması, ertesi yıla kar aktarılması ve yönetim kurulu üyeleri ile çalışanlara, çeşitli amaçlarla kurulmuş olan vakıflara vb. kişi/kurumlara kardan pay dağıtılması mümkün değildir.

Şirketler, esas sözleşmelerinde hüküm bulunmak koşuluyla, OYHS sahiplerine tasfiye bakiyesinde imtiyaz tanıyabilmektedir. Bu halde, tasfiye halinde bulunan ortaklığın borçları ödendikten sonra kalan tutar, -TTK’nın 401. maddesi hükmü saklı kalmak üzere- öncelikle imtiyazlı OYHS sahiplerine tahsis edilmektedir.

Şirketin 3 yıl ard arda kar dağıtmaması veya mevzuatın izin vermediği durumlarda bir yıl kar dağıtmaması halinde, bu durumun kesinleştiği genel kurul toplantısının tarihini izleyen yıl OYHS’ler adi hisse senedi haline dönüşmekte ve OYHS sahipleri esas sermayeye katılımları oranında oy hakkı elde etmektedirler.
HİSSE SENEDİ İHRAÇ EDEN KURULUŞLAR



Hisse senedi ihraç edebilecek şirket ve kuruluşlar;

- Anonim Şirketler

- Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler (sermayesi paylara bölünmüş komandit ortaklıkların hisse senetleri halka arz yoluyla satılamaz)

- Özel kanunla kurulan kurumlardır (TCMB, bankalar, A.Ş. şeklinde kurulmuş iktisadi devlet teşekkülleri, Kamu İktisadi Teşekkülleri (KİT), bağlı ortaklıklar, sigorta şirketleri vb.).
   

Anonim Şirketler
Anonim şirketler, hisse senedini ihraç etme biçimine göre üç ana gruba ayrılabilir:

   i. Yalnızca TTK’ya tabi halka açık olmayan anonim şirketler,

  ii. Kayıtlı sermaye sistemi dışındaki halka açık anonim ortaklıklar (Hisse senetlerini halka arz etmiş veya arzetmiş sayılan anonim ortaklıklar). Pay sahibi sayısının 250'yi geçmesi nedeniyle halka açık sayılan şirketler de bu kapsamdadır.

   iii. Kayıtlı sermaye sistemindeki halka açık anonim ortaklıklar
    Kayıtlı sermaye sisteminde şirketin esas sermayesi ”çıkarılmış sermaye” adını alır. Şirket, TTK’nın ilgili hükümlerine bağlı kalmaksızın yönetim kurulu kararıyla, esas sözleşmede tespit edilen kayıtlı sermaye tutarına kadar yeni hisse senetleri çıkararak sermaye artırımına gidebilmektedir.
HİSSE SENEDİNDE FİYAT



Nominal (İtibari) fiyat  
Hisse senedinin üzerinde yazılı olan fiyattır. Toplam sermayenin miktarını belirleyebilmek ve bununla ilgili muhasebe kayıtlarını yapabilmek için pay senedinin ilk çıkarılışı sırasında ortaklık yönetimi tarafından verilen değerdir. Hisse senedinin nominal fiyatı en az bir kuruş olabilir ve bu değer en az birer kuruş olarak yükseltilebilir.

İhraç fiyatı  
Hisse senedinin, şirket tarafından ihracı aşamasında satışa sunulduğu fiyattır. Hisse senedini çıkaran şirket, nominal değerin üzerinde bir ihraç fiyatı belirleyebilir.

Piyasa fiyatı  
Bir pay senedinin sermaye piyasasında alınıp satıldığı fiyattır. Arz ve talep koşullarına göre oluşur. İşletmenin etkinliğinde herhangi bir değişme olmaksızın, piyasa koşullarındaki değişmelere bağlı olarak bir pay senedinin piyasa fiyatında zaman içinde değişmeler gözlenebilir, gerçek değerinin  üstünde veya  altında bir fiyat oluşabilir. Borsada işlem gören hisse senetleri için piyasa fiyatı, borsa fiyatıdır.

Borsa fiyatı
Borsada işlem gören hisse senetlerinin, seans sırasındaki arz ve talep koşullarına göre oluşan fiyatıdır. Hisse senetlerinin açılış, kapanış, en düşük, en yüksek, ortalama günlük fiyatları da hesaplanmakta ve ilan edilmektedir.

HİSSE SENEDİNDE DEĞERLEME



Defter değeri
Bir işletmenin özsermaye toplamının pay senedi sayısına bölünmesiyle belirlenmektedir. Özsermayeye; ödenmiş sermaye, ihtiyatlar toplamı, dağıtılmamış karlar, yeniden değerleme değer artış fonları ve bu türdeki diğer fonlar ile karşılıklar dahildir.

Tasfiye (Likidasyon) değeri
Şirket varlığının belirli bir süre içerisinde zorunlu olarak satışı ile elde edilecek olan tutardan tüm borçlar ödendikten sonra kalacak bakiyenin hisse senedi sayısına bölünmesi sonucu bulunan değerdir.

İşleyen teşebbüs değeri
İşletmenin bir bütün olarak, çalışır durumda devredilmesi halinde alacağı değerdir. İşletmenin varlıklarının tek tek toplamından ziyade, bir bütün olarak işletmenin değerini ifade etmektedir. İşletmenin gelecekteki potansiyel kazançları da işleyen teşebbüs değerinin hesaplanmasında göz önüne alınmaktadır.
Etkin çalışan hisse senedi piyasalarında piyasa değerinin, işleyen teşebbüs değerini yansıttığı söylenebilir.

Net aktif değeri
Bilançodaki net aktif tutarının hisse senedi sayısına bölünmesi ile elde edilen değerdir.

Alternatif gelir değeri  
Sermayenin, şirket içinde şirket sermayesi şeklinde kullanılmayıp başka bir yatırım alanında değerlendirilmiş olması halinde, sözkonusu tutar ile elde edilebilecek alternatif gelirin hisse senedi sayısına bölünmesi ile elde edilen değerdir. Alternatif gelir değerinin belirlemesinde, sermayeden elde edilen gelir genellikle banka faizi ve devlet tahvili getirisi ile karşılaştırılmaktadır.

Gerçek değer
İşletmenin varlıkları, karlılık durumu, dağıtılan kar payları, sermaye yapısı gibi değişkenlerinin belirlediği değerdir. Gerçek değer; yatırımcıların işletmeden bekledikleri gelir yaratma potansiyelini ve kazanç oranını yansıtır. Mevcut koşullar altında yatırımcılarca hisse senedine biçilen, hisse senedi için normal bulunan değerdir.


HİSSE SENEDİ PAZARLARI



İMKB kotasyon şartlarını tümüyle karşılayan şirketler Ulusal Pazar’da işlem görmektedir.
Kurumsal Ürünler Pazarı
Menkul kıymet yatırım ortaklıkları, gayrimenkul yatırım ortaklıkları ve girişim sermayeleri hisse senetleri ile borsa yatırım fonları katılma belgeleri ve aracı kuruluş varantlaaşndeki Kurumsal Ürünler Pazarı'nda işlem görmektedir.
İMKB kotasyon şartlarını tümüyle karşılayan şirketler Ulusal Pazar’da işlem görmektedir.
Kurumsal Ürünler Pazarı
Menkul kıymet yatırım ortaklıkları, gayrimenkul yatırım ortaklıkları ve girişim sermayeleri hisse senetleri ile borsa yatırım fonları katılma belgeleri ve aracı kuruluş varantlaaşndeki Kurumsal Ürünler Pazarı'nda işlem görmektedir.
Borsa Yatırım Fonları ve Borsa Yönetim Kurulu'nca işlem görmesi uygun bulunan A tipi yatırım fonları katılma belgeleri Fon Pazarı'nda işlem görmektedir.
Ekonominin dinamosu olan küçük ve orta ölçekli şirketler ve Ulusal Pazar’dan geçici veya sürekli olarak çıkartılan şirketler ile Ulusal Pazar için geçerli kotasyon ve işlem görme koşullarını sağlayamayan şirketler İkinci Ulusal Pazar’da işlem görmektedir.
Yeni Ekonomi Pazarı; bilişim, elektronik, internet, bilgisayar üretim, yazılım ve donanımı, medya veya İMKB Yönetim Kurulu’nca kabul edilecek benzeri alanlarda faaliyet gösteren teknoloji şirketlerinin sermaye piyasasından kaynak elde etmelerini hedeflemektedir.
Gözaltı Pazarı, belirli koşulların ortaya çıkması sonucunda, şirketlerin izleme ve inceleme kapsamına alınması durumlarında sürekli gözetim, denetim ve izleme ortamında, yatırımcıların devamlı ve zamanında bilgilendirilmesini sağlayacak önlemlerle birlikte, hisse senetlerinin İMKB bünyesinde işlem görebileceği pazardır.
Hisse senedi ihraç eden şirketler ile tasarruf sahiplerinin doğrudan karşılaştıkları piyasadır.
Toptan Satışlar Pazarı, önceden alıcıları belirli olan veya olmayan, belirli bir miktarın üzerindeki hisse senedi işlemlerinin Borsa’da güven ve şeffaflık ortamında, organize bir piyasada gerçekleştirilmesini sağlamaktadır.


18 Kasım 2010 Perşembe

Boğa İle Ayı



Hisse senedi piyasasında sıkça duyulan “boğa” ve“ayı piyasası” terimleri, piyasadaki çeşitli kesimlerin gelecek hakkındaki beklentilerinin yönünü belirtir. Bu iki terim, Londra Borsası’nda 18. yüzyıl başlarındada kullanılıyordu.

“Boğa piyasası” (bull market) terimi, gelecek hakkındaki iyimserliği belirtir. “Boğa”lar, piyasanın yükseleceği beklentisi içindedirler. Bu düşünceye sahip kişiler, piyasa yükselmeden, ellerinde yeterli para bulunmasa bile bir yere borçlanıp, hisse senedi satın alır, daha sonra da yüksek fiyattan satarlar. Bu terimin kökeninin boğaların boynuzları ile herşeyi yukarı kaldırması olduğu inancı yaygındır.

“Ayı piyasası” (bear market) terimi ise, piyasanın genel olarak gelecek hakkında karamsar olduğunu ve düşüş beklendiğini belirtir. “Ayıyı yakalamadan derisini satmak” (To sell a bear’s skin before one has caught the bear) deyiminin “ayı piyasası”teriminin kökeni olduğu rivayeti vardır. Bu beklentiye sahip olan kişilerin risk alma dereceleri yüksekse, sahip oldukları hisse senetlerini daha sonra düşük fiyattan geri alma beklentisiyle satarlar. Bu işlemde amaç, satış ile alış fiyatları arasındaki pozitif farktan kâr elde etmektir.

GRE Sınavı Nedir?

GRE açılımı Graduate Record Examinations olan Amerika'da İşletme bölümü hariç lisansüstü eğitim almak isteyenler için düzenlenen bir sınavdır. Yani İşletme masterı ve MBA için gerekli olan GMAT sınavının sosyal bilimler alanındaki alternatifidir.

 Burada GRE sınavından bahsetmemin sebebi ise Avrupa ve Türkiye'de ingilizce olarak eğitim veren Ekonomi ve Finans master programlarının önemli bir kısmında bu sınavın da application requirements olarak aranmasıdır.

Genelde İktisat ve Finans yükseklisansı için GRE General Test sonucu istenir.
Nicel çözümleme bölümünde Aritmetik, Cebir, Geometri, veri analizi gibi konular hakkında sorular bulunmaktadır.

 Sınav Educational Testing Service (ETS) tarafından uygulanmaktadır.

GRE sınavı herhangi bir yoğun hazırlık gerektirmeyen ve birikimleriniz sonucu oluşan bilginizi ölçmek için hazırlanmış bir sınavdır.  Sorular üzerinde istediğiniz kadar düşünebilirsiniz. Ancak, her bölüm için ayrılan süreye göre kendinizi hazırlamaya dikkat edin. Soruları boş bırakmayınız. Bölümü zamanında bitirmek için, emin olmasanız da soruları tahminde bulunarak yanıtlamak zorundasınız. GRE sınavı Eylül 1996’dan beri Türkiye’de bilgisayarda uygulanmaktadır. GRE sınavı üç bölümden oluşur.

GRE Computer Based Test (CBT)
GRE General Test Computer Based (bilgisayarlı) sınavı 3 saat sürer. GRE General Test Computer Based sınavı 3 bölümden oluşur. Analitik yazma her zaman ilk bölümdür. Sözel veya sayısal bölümler Analitik yazma bölümünden sonra yapılmaktadır.

GRE General Test sonucunda skorlarınızın belirtildiği raporda Sözel puan aralığı 200-800, sayısal puan aralığı 200-800 ve analitik yazma puan aralığı ise 0-6’dır.

Türkiye'de İngilizce Finans ve Ekonomi Master Programları

Türkiye'de top ranking diyebileceğimiz okulların sunduğu Finans ve Ekonomi alanlarındaki yüksek lisans programları ile ilgili bir çalışma yaptım. Detaylı listeyi aşağıdaki linkten excel olarak indirebilirsiniz.


NAME of School
Department
SABANCI UNI
M.S. in Finance
BOGAZICI UNI
M.S. Financial Engineering
BOGAZICI UNI
MA in Economics and Finance
KOC UNI
M.S. in Finance
KOC UNI
MA in Economics 
SABANCI UNI
MA in Economics 
BOGAZICI UNI
MA in Economics 
BILKENT UNI
MA in Economics 
BILKENT UNI + TILBURG UNI
Dual Masters In Econ, Fin, and Oper. Search

 İndirme linki/ download link

http://www.megaupload.com/?d=Y2I2OUKR

Geleceğin Finansçıları İçin Staj Ve Tanıtım Programları

Bu başlık altında özelde Sermaye Piyasası öğrencilerinin genelde bu alana ilgi duyan idari bilimler öğrencilerinin katılabilecekleri eğitim programları ile ilgili bilgi vereceğim.

  Tabi o uçsuz bucaksız olan ancak seçilmek için binbir aşamayı atlatmanız gereken Özel Sektör kuruluşlarından ziyade Kamu organizasyonlarındaki fırsatlardan bahsedeceğim. Bunlar uygulama ve gerçek iş tecrübesi kazanacağınız özel sektör stajlarının yerini tutmasa da Finans sektörlerinin düzenleyici ve uygulayıcılarını tanımanız açısından büyük bir kazanım olacaktır.

   

Sermaye Piyasası Kurulu Staj Programı

Üniversitelerin ikinci, üçüncü, dördüncü sınıfında okuyan öğrenciler ile stajın açıldığı aydan geriye doğru son eğitim/öğretim döneminde mezun olan kişiler ve yurt dışındaki üniversitelerin benzer bölümlerinde eğitim gören öğrenciler ve mezun olmuş kişiler staj yapmak için başvurabilir

Tamamıyla şansa dayalı bir sistem. Yani kura ile seçiliyorsunuz. Herhangi bir adam kayırma olmadığını düşünerek bunu söylüyorum. Kış ve yaz dönemi olarak 2 ayrı başvuru olmakta.
Her iki dönem kendi içinde 2 alt döneme ayrılıyor. Başvuru yapılırken tercih edilen staj ayını ve yerini (İstanbul, Ankara) belirtiyorsunuz. Staj 2 hafta boyunca günde 3 saat bilgilendirme şeklinde olmakta. Yani uygulama stajı değil.


İMKB  Uygulamalı Öğrenci Eğitim Programı

İMKB uygulamalı Öğrenci Eğitim Programı için ise hızlı olan kazanıyor. Şöyle ki, genellikle Haziran başında ve Aralık başında yapılan başvurular saat 10.00 da online olarak first come first serve şeklinde oluyor ve kontenjanların dolması ortalama 45 dakika sürüyor.

4. sınıfa geçen öğrenciler ile yüksek lisans ve doktora öğrencileri kabul ediliyor. Not ortalaması 60/100 yada 2/4 üzerinde olanlar başvurabiliyor. Yılda 2 dönem başvurular oluyor ve toplam 23 dönem bu programı düzenliyorlar. Yine 2 haftalık program. Bu sürede tam zamanlı olarak İMKB de yer alınıyor ve sonunda proje düzenleniyor.


Hazine Müsteşarlığı Bilgilendirme Programı

3. veya 4. sınıf öğrencisi olmak gerekmektedir. Yaz stajlarında 3. sınıftan 4’e geçme şartı aranır. Kurumu tanıtıcı bilgilendirme programı yapılmaktadır.  İktisadi İdari Bilimler, İşletme, Hukuk, Mühendislik Fakülteleri ile Aktüerya, Matematik ve İstatistik bölümlerinde okuyan öğrenciler dört için bir haftadan haftaya kadar staj olanağı bulunmaktadır. Bu şartları sağlayanlar Kurumun Personel Dairesi Başkanlığına başvuruda bulunabilmektedirler.


Türkiye Cumhuriyeti   Merkez   Bankası   Stajı
Üniversite öğrencileri Merkez Bankasında yaz (Haziran-Eylül) ve kış (Ocak-Şubat) olmak üzere 2 dönem staj yapmaktadır.
Kış döneminde 4. sınıfta okumakta olan,
-Yaz döneminde ise 3. sınıftan 4. sınıfa geçmiş olan ve  ilgili bölümlerin öğrencileri staj yapabilmekteler.


Türkiye   Bankalar   Birliğinde  Staj
Bankacılık ve finans konularına ilgi duyan, üniversitelerin İşletme Mühendisliği, İşletme, İktisat, Finans, Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler, Eğitim Bilimleri, İstatistik, Ekonometri, Bilgisayar Mühendisliği lisans bölümlerinde okuyan ve en az ikinci sınıfı tamamlamış öğrenciler Birlik bünyesinde staja başvurabilir.
Öğrenciler her yıl Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında staj yapmak üzere kabul edilir.Staj süresi 4 haftadır. Başvuru için öğrenciler Mayıs başı itibariyle ve en geç Haziran ayının 15'ine kadar özgeçmişlerini de ekleyecekleri başvurularını Birlik’e posta, faks, e-posta ile veya elden ulaştırırlar.


Devlet Planlama  Teşkilatı  Müsteşarlığı Stajyer Bilgilendirme Programı

3.  veya 4. sınıf öğrencisi olmak, 4 yıllık yükseköğretim kurumu mezunu olmak  veya yüksek  lisans öğrencisi olmak ve transkriptin kümülatif ortalamasının 4 üzerinden 3 ya da 100 üzerinden 75 olması,  şartları aranır.

Program Dönemleri                                                     Başvuru Tarihleri
                                                                                   (Başlama - Bitiş)
------------------------------------------                              -------------------------
Yaz Dönemi(Haziran-Temmuz - Ağustos)                 01 Mart  - 31 Mart        

Kış Dönemi(Ocak - Şubat)                                          01 Kasım – 30 Kasım




17 Kasım 2010 Çarşamba

Kur Darboğazında İhracatçı ve Faiz Politikası

Uzun yıllar boyunca Türkiye’de güçlü ve değerli kalan Dolar son 2 yıldır bu gidişatını koruyamamakta. 1980’lerden 2007’ye kadar öncelikli yatırım araçlarından biri olan ve enflasyona karşı korunma amaçlı da kullanılan dolar ve diğer gelişmiş ülkelerin dövizleri artık kan kaybetmekte. Bunun en önemli sebebi son yaşanan küresel finansal krizde Dolar ve Euro bölgesinin ekonomik performansı ve dolayısıyla bu ülke ekonomilerine güven bunalımı. Sonuç olarak Türkiye’de de özellikle son iki yılda reel döviz kurlarında bir gerileme, Türk Lirasında ise değerlenme yaşandı.

Bu hareketin reel piyasadaki ilk etkisi Türkiye’nin dış ticaretinde görülüyor. Gelenekselleşmiş olarak ihracatının % 60 ından fazlasını Avrupa ve diğer batı ülkelerine yapıyor olmamızın doğal bir sonucu olarak ihracattan elde edilen döviz gelirlerinin ülkedeki reel karşılıkları azalıyor. Diğer taraftan değerlenen TL ve 2 TL altına inen Euro ve 1,5 TL altına inen Dolar kuru Türk ithalatçısına bir fırsat yarattı. Dışarıya satış yapmakta zorlanan ihracatçı içerde genişleyen ithalat pazarında da rekabet edemez hale geldi. Son aylarda gözlenen dış ticaret açığı da bunun en somut kanıtı. Sonuç olarak ihracatçılar artık hemen her ortamda bu durumdan şikayetlerini dile getirerek hükümetten piyasaya müdahale etmesini istiyorlar.

Peki genel olarak liberal ekonomi politikası yürüten hükümet bu talepler için ne düşünüyordur? Açıklamalar onların da bu sonuçtan rahatsız olduğunu gösteriyor. Uzun dönem boyunca bu liberal politika ulusal ekonomiye çok zarar vermedi ancak oluşan serbest ekonomi yapısı ile uluslararası yatırımcılarla birlikte finansal piyasaları geliştirdi. Şimdi ihracatçının talep ettiği gibi Merkez Bankası aracılığı ile faiz oranlarının düşürülmesi önerisi tartışılıyor. Bu uygulamanın iki önemli etkisi olacaktır. Birincisi düşen faizler sonucu Türk senetlerinin getirisinin düşmesi ile yurtiçi finansal yatırımların azalması olacaktır. Diğeri, bu sebeple Türk lirasına olan talep düşeceği için TL döviz karşısında değer kaybedecek ve döviz kurları tekrar değerlenerek dış ticaret ve ödemeler açığının olumlu yönde değişmesine sebep olacaktır.

Bu tabloda yapılması gereken çok dikkatli adımlarla dış ticaret şartlarını iyileştirmek oluyor. Aksi takdirde gün geçtikçe milli ekonomimiz sermaye piyasaları genleşmiş ancak üretimi zayıflayan, ticareti eriyen, pazarda kan kaybeden finansal açıdan da oldukça riskli bir hale gelebilir.Yine de kur oranlarına yapılacak müdahale ülkedeki yabancı yatırımcılarda piyasa ekonomisinden kopulduğu hissi yaratmamalı, faizler üzerinde yatırımları olanların getirilerini ciddi şekilde azaltmayacak şekilde planlanmalı. Sert bir faiz indirimi ülkeye giren sıcak paranın üretime ve yatırımlara yöneltilmesini engelleyebilir. Türkiye gelişmiş ülkelere kıyasla yatırımcılara sağladığı yüksek faiz getirisindeki avantajını kaybetmeyecek şekilde bu hareketin sınırları belirlenmeli.


                                                                                  Serhan Balvan, 11 Kasım 2010